Balkabaklı Kruvasan Poğaça

Balkabaklı Kruvasan Poğaça Tarifi

Çikolatalı Kruvasan Poğaça Tarifi 

Balkabaklı Kruvasan Poğaça Tarifi 

Eski defterleri düzenlerken karşıma çıkıverdi Kisve tarifi... Yirmi beş yıl önce yazmışım dile kolay. ''Söz uçar yazı kalır demişler'' ya hakikaten doğru. Hey gidi günler ne çok yapardım. Defter tutmayı blog yazmaya çevirince bu güzelim tarifim de sararan sayfaların arasında kalıvermiş. 
Katmer Poğaça ya da Kruvasan Poğaça adlarıyla da bilinen bu güzel tarifi güncellemenin zamanı gelmiş dedim. Semt pazarından balkabağı almıştım amacım Balkabaklı Ekşi Mayalı Ekmek yapmaktı. Hazırladığım balkabağı püresini Kisve tarifine ekledim ve ortaya bu güzelim Balkabaklı Kruvasan Poğaçalar çıkıverdi. Yarısını sade yarısını sürülebilir çikolata ile ile hazırladım. Elbette çikolatalılar favori oldu :) Bilirsiniz Kruvasan yapmak oldukça zahmetlidir. Bu tarifle ister sade ister Çikolatalı Kolay Kruvasanlar pişirebileceksiniz. Umarım sizler de Balkabaklı Kruvasan Poğaçaları pişirir ve instagram sayfam üzerinden benimle paylaşırsınız. 

Kefirli Poğaça tarifime buradan ulaşabilirsiniz. 

Pancarlı Poğaça tarifime buradan ulaşabilirsiniz. 


Balkabaklı Kruvasan Poğaça Tarifi

Malzemeler:

Balkabağı püresi için:
  • 1 dilim balkabağı (200-250 gr)
  • Yarım çay bardağı su
Hamur için:
  • Yarım su bardağı buttermilk 
  • Yarım su bardağı su 
  • 20 g yaş maya (yarım paket)
  • 50 ml sıvı yağ (1 küçük çay bardağı)
  • 1 adet çırpılmış yumurta
  • 50 g toz şeker (1 küçük çay bardağı)
  • 12 g tuz (2  çay kaşığı)
  • 130 g balkabağı püresi ( Yarım su bardağından biraz fazla )
  • 600-650 g un (5-5,5 su bardağı)
Ara katlar için:
  • 75 g tereyağı (oda sıcaklığında)
İçi için:
  • Sürülebilir çikolata 
Üzerine sürmek için:
  • 1 adet yumurta sarısı
  • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı


Yapılışı:
  • Balkabağının kabuğunu soyup küçük parçalara ayırın ve bir tencereye koyun. Üzerine suyu ilave edin ve kısık ateşte suyunu çekip iyice yumuşayıncaya kadar pişirin. 
  • Blender ya da çatal yardımıyla haşlanan balkabaklarını ezip püre haline getirin ve soğumaya bırakın. 
  • Hamur için gereken buttermilk ve suyu hafifçe ılıtın.
  • Hamuru yoğuracağınız kaba unun yarısını alarak ortasını havuz şeklinde açın. 
  • Açtığınız havuza ılınmış buttermilk ve suyu dökün.
  • Mayayı ufalayarak suya ekleyin. Üzerine şekeri serpip 3-4 dakika mayanın aktifleşmesini bekleyin. 
  • Sıvı yağı, çırpılmış yumurtayı ve balkabağı püresini de ilave ederek bir spatula ile hamuru karıştırmaya başlayın. Tuzu bu aşamada ekleyin.
  • Azar azar kalan unu ekleyin ve eliniz ile yoğurmaya geçin. Unun tamamını eklemek zorunda değilsiniz lütfen kontrollü olun. Hamur elinize yapışmaz bir hal aldığında toparlayın ve içi yağlanmış başka bir kaba aktarın. 
  • Kabın üzerini streç film ile kapatın ve yarım saat ılık bir yerde mayalanmasını sağlayın. 
  • Mayalanan hamuru hafifçe un serptiğiniz tezgaha alıp önce ikiye sonra her iki parçayı da on bezeye bölün. 
  • İlk on bezenin her birini merdane ile bir tatlı tabağı ebatında açın. Açtığınız bezeyi daha büyük düz bir servis tabağına serip üzerine bir tatlı kaşığı yumuşak tereyağı sürün. 
  • Kalan sekiz bezeyi de aynı şekilde açıp yağlayın ve üst üste serin. En son bezenin üzerine yağ sürmeyin. Hazırladığınız yağlanmış bezelerin üzerini streç film ile kaplayarak buzdolabına kaldırın. 
  • Diğer on bezeye de aynı işlemleri uygulayıp buzdolabına kaldırın. Bu şekilde en fazla bir gece bekletebilirsiniz. Beklerken kabaran hamurun üzerini hafifçe ezerek havasını indirebilirsiniz. 
  • Beklettiğiniz bezelerden ilk hazırladığınızı buzdolabından çıkarın ve hafifçe un serptiğiniz tezgaha alın. Üzerine de hafifçe un serpip merdane yardımıyla 35-40 cm ebatında yuvarlak olacak şekilde açın. 
  • Açtığınız bezeyi önce dörde her dört parçayı da yeniden dörde bölün ve 16 adet üçgen dilim haline getirin. Dilimlerin geniş kısımlarına yarım cm genişliğinde kesikler attıktan sonra  ortalarına birer çay kaşığı sürülebilir çikolata yerleştirip sıkmadan rulo haline getirin. 
  • Hazırladığınız balkabaklı kruvasan poğaçaları yağlı kağıt serilmiş tepsiye aralıklı olarak dizin. Üzerlerini temiz bir mutfak bezi veya streç film ile kapatıp mutfağınızın ılık bir yerinde kabarıncaya değin bekletin. 
  • Fırını alt-üst ayarda 180 derecede ısıtın. Kabaran balkabaklı kruvasan poğaçaların üzerine zeytinyağı ile çırpılmış yumurta sarısını nazikçe sürün. Katlara değdirmemeye çalışın yoksa kruvasanlarınız kabaramaz.  
  • Üzerleri kızarıncaya kadar yaklaşık 25-30 dakika pişirin. 
  • Fırından aldığınız balkabaklı kruvasan poğaçaların üzerine temiz bir mutfak havlusu serip 7-8 dakika dinlendirin.
  • Diğer bezelere de aynı işlemleri uygulayıp pişirin. 
Afiyet olsun, sağlıcakla kalın... 





İlikli Kemik Suyu

İlikli Kemik Suyu Tarifi 

Kemik Suyu Tarifi

İlikli Kemik Suyu

Sene 1978 Fındıkzade' de oturuyoruz ben henüz dört yaşlarında ince narin bir kızım. O zamanlar sokaklar güvenli anneme arkadaşımı çağırıp oynayacağımı söyleyip koşarak evden çıktım. Yan binada oturan arkadaşımın evinin ziline basıp beklemeye başladım. Apartman kapısı açık ama annem içeri girme sakın dediği için elimi kapıya dayadım bekliyorum. Bir yandan da sokaktan gelen geçeni izliyorum. Arkadaşım aşağı indiğinde arkamın dönük olduğunu görünce beni korkutmak için kapıyı hızla kapatmasın mı? Kapının arasında kalan baş parmağımın uyuştuğunu hatırlıyorum, gerisi dumanlı tabii :) Gözümü açtığımda mahallemizin yakışıklı abisi Tayfun'un kollarındaydım. Geçerken benim düştüğümü görünce hemen koşup kucağına almış sağolsun. Neyse efendim Tayfun abinin kollarında eve gidince rahmetli anneciğim bir feryat kopardı ki tüm komşular sokağa dökülüverdi. Kalabalığı görünce acımı unuttum iyi mi? Ama parmak oldu mosmor bir balon. Bilirkişi komşu teyzeler sıkı bir muayene ettiler ve ''Ah Binnazcığım bu kızın parmağı çıkmış hemen bir sınıkçıya gitmeniz lazım'' dediler. Eskiler bilir Sınıkçı; o zamanlar doktordan önce kırık çıkığa bakan kişilere deniyor. Komşumuz Naime teyze ''ben biliyorum kardeşcağızım Kumkapı'da Musa dayı var hadi hemen gidelim'' deyince anneciğim ve Naime teyze ile düştük yola. Geçmiş gün nasıl gittiğimizi hiç hatırlamıyorum. Bir de baktım ki yüksek duvarlı bir yapının işlemeli demirli kocaman kapısının önündeyiz. Naime teyze yandaki zile bastı 3-4 dakika bekledikten sonra kapı ağır ağır açıldı. Siyah kıyafetli ve uzun siyah şapkalı bir adam açtı kapıyı. Boynunda uzunca bir kolyeye takılı bir anahtar elinde de uzun bir tesbih vardı. Tesbihin ucunda parıl parıl parlayan bir haç.  ''Ne istediniz hanımlar deyince parmağımı gösteriverdi Naime teyze ''Musa dayıya geldik'' dedi. Beni takip edin dedi siyahlı adam, takıldık peşine. Taş döşeli bir avluya vardık ortasında küçük bir çan kulesi vardı. Kulenin hemen çaprazında küçük bir odayı gösterdi siyahlı adam.. 
Odanın kapısını çaldık ve şanlı Musa dayı kapıyı açıverdi. Annem ve Naime teyze başıma gelenleri anlatınca Musa dayı ''Söyle bakalım senin adın ne güsel kıs'' deyiverdi tatlı aksanıyla. Leyla dedim, ''oOoO demek senin adın Leyla! Çok severim ben bu ismi, pek de yakışmış sana'' dedi  ve bana sorular sormaya devam etti. Bir yandan da parmağımı ovalıyordu. Musa dayının masasının üzeri renk renk tesbih taşları ile doluydu. ''Biliyor musun Leyla? Senin parmağına boncuk sıkışmış, ben de tesbih diziyorum bu boncuğu almam lazım.'' dedi. O ara nasıl olduysa parmağımı çekip yerine koydu. Ben tabii tahmin edersiniz ki çığlık çığlığa ağlarken avucuma bir boncuk koydu ve ''Bak bu çıktı senin parmağından, sakla bunu emi..'' dedi. Tabii ışıl ışıl parlayan boncuğu görünce susuverdim. Parmağımı sararken söylediklerini de bugün gibi hatırlarım; Dört yaşında olduğun için parmağın dört gün bağlı kalacak sakın açmayasın, anneciğin sana kemik suyu kaynatacak bol bol içesin...''  
O gün bugündür kemik suyunun hayatımdaki yeri bir başkadır. Kolajen içermesi, bağışıklık sistemini güçlendirmesi gibi daha birçok faydasının olmasının yanı sıra benim çocukluğumdur. Oldu bitti bizim evden hiç eksik olmaz şükür. Üç kızımı da ilikli kemik suyu ile büyüttüm. Ben hazırladığım ilikli kemik sularını ya kağıt bardaklarda ya da silikon kaplarda dondurarak saklarım. Sonrasında pişirdiğim çorbalara, pilavlara ilave ederim. Son yıllarda okuyup araştırırken fark ettim ki uzmanlar ilikli kemik suyunun sabahları aç karnına limon ve hafif tuz ilavesi ile içilmesini de tavsiye ediyorlar. Umarım sizler de şifa kaynağı ilikli kemik suyunu yapar hem kendinizin hem de sevdiklerinizin bağışıklık sistemini güçlendirirsiniz çünkü bu günlerde buna çok ama çok ihtiyacımız var...

Diğer tariflerime de göz atmayı ihmal etmeyin..

Köfteli Karnabahar Çorbası tarifime buradan ulaşabilirsiniz.

Terbiyeli Havuçlu Kabak Çorbası tarifime buradan ulaşabilirsiniz.


İlikli Kemik Suyu Tarifi

Malzemeler;
  • 5-6 parça diskler halinde kesilmiş ilikli dana kemiği
  • 1 yemek kaşığı elma sirkesi
  • 3-4 adet defne yaprağı 
  • 6-7 tane beyaz ve siyah top karabiber
  • 1 yemek kaşığı kurutulmuş biberiye yaprağı
  • Tuz (oranını damak zevkinize göre ayarlayınız)
  • İçme suyu
Yapılışı;
  • Kemikleri bol su ile yıkayıp süzdürün. Suyu süzülen kemikleri fırın kabına dizip 230 derece önceden ısıtılmış fırına verin. 
  • İyice kızarıncaya kadar pişirin (bu süre sizin fırınınıza göre değişkenlik gösterecektir, benim fırınımda yaklaşık 35 dakikada kızardı).
  • Kızaran kemikleri fırın kabının zemininde biriken yağlarıyla birlikte derin bir tencereye aktarın.
  • Üzerini örtecek kadar içme suyu ve 1 yemek kaşığı sirkeyi ekleyip ocağa alın. 
  • Kaynamaya başlayınca üzerinde oluşan kefi bir kaşık yardımıyla alıp atın ve baharatları ilave edin.
  • Ocağı, mum alevi kadar küçük olacak şekilde kısın ve tencerenin kapağını hafifçe aralık bırakarak yaklaşık 10 saat kaynatın. Dilerseniz bu süreyi 2-3 saat daha uzatabilirsiniz.
  • Süre sonunda ocağı kapatın ve ilikli kemik suyunu tencere içerisinde ılınmaya bırakın. 
  • Ilınan ilikli kemik suyunu süzgeçten geçirin ve derin kapaklı bir kaba aktarın. Kabı buzdolabına koyup 4-5 saat soğutun. Süre sonunda üzerinde oluşan yağ tabakasını sıyırıp atın (dilerseniz bu işlemi yapmayabilirsiniz de).


  • İlikli kemik suyunu eriyene kadar ısıtıp silikon kaplara dökün ve derin dondurucuya yerleştirin. 
  • Kalıplarda donup tablet haline gelen ilikli kemik sularını bir buzdolabı poşetine aktarıp ağzını kapatın ve tekrar derin dondurucuya bırakın.

Afiyet olsun, sağlıcakla kalın...



Milföyden Boşnak Mantısı

Milföyden Boşnak Mantısı Tarifi

Kolay Boşnak Mantısı Tarifi

Milföyden Boşnak Mantısı

Boşnak mantısını sever misiniz? ''Ay hem de nasıl ama yapması çok zahmetli kim uğraşacak '' diyorsanız bu tarif tam sizlik. Milföyden Boşnak Mantısı hem pratik hem de çok lezzetli... Canınız çektiği anda pişirip sofraya getirmeniz en fazla kırk dakika inanın. Üstelik daha önceden hazırlayıp derin dondurucuda da saklayabilirsiniz. Ani gelen misafire veya hane halkının zamansız açlık krizlerini yatıştırmaya birebir bir lezzet kesinlikle. Kolay Boşnak Mantısı 'nı geçtiğimiz yıllarda Sofra Dergisi için hazırlamıştım. Börekler kategorisi içerisinde yer alan lezzetli tariflerimden biriydi. 

Patlıcanlı Boşnak Böreği tarifime buradan ulaşabilirsiniz.

Tereyağlı Çıtır Börek tarifime buradan ulaşabilirsiniz.


Milföyden Boşnak Mantısı Tarifi

Malzemeler:

  • 1 paket tereyağlı milföy hamuru
  • 350 gr kıyma 
  • 1 adet ince doğranmış kuru soğan
  • Tuz, karabiber
Üzeri için
  • Bir kase yoğurt
  • 1 diş sarımsak rendesi
  • 1 yemek kaşığı eritilmiş tereyağı
  • Pul biber 

Yapılışı:
  • Kıymayı, ince doğranmış kuru soğan, tuz ve karabiber ile iyice yoğurun.
  • Milföy hamurlarını düz bir zemine dizin ve hafifçe yumuşayınca önce ikiye sonra her parçayı dörde bölün. 
  • Bir milföy yaprağından sekiz parça elde edeceksiniz. 
  • Her bir parçaya fındık büyüklüğünde kıymalı harçtan koyun ve bohça şeklinde kapatın. 
  • Kapattığınız kısımlar alta gelecek şekilde fırın tepsisine yerleştirin. 
  • Önceden 200 derecede ısıttığınız fırında iyice kızarıncaya kadar pişirin. 
  • Üzerine sarımsaklı yoğurt ve tereyağında kavrulmuş pul biber dökerek servis yapın. 
Afiyetler olsun, sağlıcakla kalın...

Tava Ketesi

Tava Ketesi Tarifi

Kars Tava Ketesi

Tava Ketesi
Mutfak kültürümüze özellikle yöresel lezzetlerimize sahip çıkamıyoruz maalesef. Annelerimizin ya da ninelerimizin göz kararı yaptığı güzelim lezzetler bir sonraki nesillere aktarılamadan unutulup gidiyor. Hazırcılık ,üşengeçlik ve başka ülkelerin mutfağına özentinin de artması ile bu güzelim lezzetler birer birer yok oluyor... Farklı lezzetlere asla karşı değilim aksine deneyimlemeyi, araştırmayı ve tadımlamayı çok severim. Ancak kendi lezzetlerimizin de gereken ilgi ve özeni görmesini istiyorum. 
Kars Mutfağının adını fazlaca duyuramadığı Kars Tava Ketesi de bu lezzetlerden biri işte. Temelde bilindik kete tarifi ile aynı gibi olsa da pişirme tekniği ve şekli ile bambaşka bir lezzet Tava Ketesi
Sofra Dergisi için hazırladığım Tava Ketesi tarifimi kızlarıma miras olsun diyerek bloğuma da yazdım. Umarım  sizler de bu güzel lezzeti evlerinizde yapar ve benimle paylaşırsınız. İnstagram sayfamdan yaptıklarınızı paylaşmayı heyecanla bekliyorum :))

Erzurum Ketesi tarifime buradan ulaşabilirsiniz.

Su Böreği tarifime buradan ulaşabilirsiniz.


Tava Ketesi Tarifi

Malzemeler: 
  • 500 ml süt
    • 500 ml su
    • 125 gr tereyağı
    • 1 paket yaş maya 
    • 1 yemek kaşığı toz şeker 
    • Yarım su bardağı sıvı yağ 
    • 6-7 bardak un 
    • Tuz
    İç Malzemeler:
    • 125 gr tereyağı
    • 2 yemek kaşığı sıvı yağ
    • 2 su bardağı un
    • Tuz
    • Kızartmak ve aralarını yağlamak için; 
    • 125 gr eritilmiş tereyağı
    • Yarım çay bardağı sıvı yağ

    Yapılışı:
    • Öncelikle iç harcı hazırlayıp soğutun. Bunun için tereyağını ve sıvı yağı tencereye alarak
      kızdırın.
    • Un ve tuz ilave ederek hafifçe pembeleşinceye değin kavurun. Hazırladığınız harcı soğuması için kenara alın. 
    • Sütü ve suyu ılıtarak yoğurma kabına alın. Tereyağını eritin. 
    • Şekeri ve mayayı ekleyerek karıştırın .3-4 dakika bekletin. Tereyağını, sıvı yağı ve tuzu ilave edin. 
    • Kontrollü bir şekilde un ekleyerek ele yapışmayan ama oldukça yumuşak bir hamur elde edin. 
    • Hamuru iri mandalina büyüklüğünde bezelere ayırıp üzerlerini streç film ile kapatın. 
    • Bezeleri teker teker unlayarak oklava ile ince yufka olacak şekilde açın. 
    • Yufkaların üzerini ve aralarını yağlayarak dörde katlayın. 
    • Üzerine ceviz büyüklüğünde iç harçtan yerleştirin ve yufkayı dört bir yanından toparlayarak beze haline getirin. 
    • Hafifçe unlayarak 20 cm ebatında yeniden açın.
    • Kızdırılmış teflon tavada kenarından bir yemek kaşığı yağ dökerek her iki tarafını da  pişirin. 


    Afiyetler olsun, sağlıcakla kalın...

    Parmesan Peynirli Krakerler ve Pastırmalı Humus

    Parmesan Peynirli Krakerler ve Pastırmalı Humus Tarifi

    Parmesanlı Kraker Tabanlı Pastırmalı Humus 

    Parmesan Peynirli Krakerler ve Pastırmalı Humus

    ''Anne kıtırlatacak bir şeyler var mı'' sorusu bizim evde sıkça kullanılır. Acıktığını hisseden mutfağa gelip köşe bucak karıştırmaya başlar bir yandan da malum soruyu sorar... Ah bu gençler yok mu tok evin aç kedileri desem yeridir çünkü yemek beğenmez her şeye bir bahane bulurlar. Kızım mis gibi tarhana çorbası var; iç ııh, evladım patlıcan oturtma var dolapta ısıtayım; yok anne yaa, zeytinyağlı taze fasulye var; o kadar aç değilim ya, varsa yoksa kıtırlatacak bir şeyler :)) Eh durum böyle olunca iki günde bir kıtırlatacak bir şeyler hazırlanır ki kimse fenalık geçirmesin. 
    Atıştırmalığın revaçta olduğu bir ev olunca daha daha ne ekleyebilirim ki çocuklara faydası olsun diyerek hazırlamaya çalışırım. İşte Parmesanlı  kraker tabanlı pastırmalı humus da böyle ortaya çıktı. Sofra Dergisinde de yer alan parmesan peynirli krakerler üzerlerindeki pastırmalı humus, hem gönülleri hem damakları şenlendiren bir lezzet oldu. Gerçi adı bir hayli uzun bana çook eskiden çocukluğumda televizyonda izlediğim bir Çinli masalı hatırlatıyor. Masalda geçen kahramanın adı '' Tiki tiki tempo noserembo çari bari ruçi titaritempo'' idi nasıl olduysa onca yıl geçmesine rağmen hiç unutmadım. Umarım bu adı uzun ama lezzeti fazlasıyla güzel Parmesanlı kraker tabanlı pastırmalı humus tarifimi de sizler hiç unutmazsınız. Her pişirdiğinizde beni tebessümle anarsınız. 

    Susamlı Kerebiç Bisküvisi tarifime buradan ulaşabilirsiniz.

    Granola Tart tarifime buradan ulaşabilirsiniz. 



    Kraker Malzemeleri:
    • 150 gr tereyağı (oda sıcaklığında)
    • 250 gr un
    • 100 gr parmesan peyniri rendesi
    • 80 gr çekilmiş ceviz içi
    • Yarım çay kaşığı tuz
    • 1 çay kaşığı kekik
    • 2 çorba kaşığı süt
    • 1 çorba kaşığı sirke
    Yapılışı:
    • Tereyağını ve parmesan peyniri rendesini mikser ile iyice çırpın.
    • İnce çekilmiş ceviz içi, tuz ve kekik ilave ederek çırpmaya devam edin.
    • Süt ve sirkeyi ekleyin.
    • Kontrollü bir şekilde unu ilave ederek karıştırmaya devam edin. 
    • Toparlanan hamuru streç film içerisine aktarıp silindir şekline getirin.
    • Hava almayacak şekilde sarın ve buzdolabına kaldırarak yarım saat dinlendirin.
    • Dinlenen hamurdan yarım cm kalınlığında dilimler keserek yağlı kağıt serili tepsiye dizin.
    • 180 derecede önceden ısıtılmış fırında 12-15 dakika arasında pişirin. 


    Humus Tarifi:
    • 1 su bardağı nohut unu
    • 2-2,5 su bardağı sıcak su
    • 1 çay bardağı tahin
    • 1 çay bardağı zeytinyağı
    • 1 adet limon suyu
    • 2 diş sarımsak rendesi
    • Kimyon ,tuz
    • 200 gr pastırma
    • Üzeri için 1 yemek kaşığı zeytinyağı,1 çay kaşığı toz kırmızı biber
    Yapılışı:
    • Nohut ununu derin bir kaseye alın.
    • Üzerine sıcak suyu gezdirin ve 5 dakika bekletin.
    • Zeytinyağı, tahin ve limon suyunu ilave ederek karıştırın.
    • Kıvamı yoğun gelirse yarım bardak daha sıcak su ekleyin. 
    • Sarımsak rendesi, tuz ve kimyon ilavesi yaparak iyice karıştırın.
    • Zeytinyağını kızdırıp toz kırmızı biberi ekleyin. 
    • Hafifçe dağlanan karışımı humusun üzerine gezdirerek servis yapın.
    • Krakerlerin üzerine birer tatlı kaşığı humus sürün.
    • Pastırma dilimlerini rulo yaparak humus üzerine bastırın ve servis yapın.
    Afiyetler olsun, sağlıcakla kalın...

    Astarlı Sütlaç

    Astarlı Sütlaç Tarifi

    Zerdeli Sütlaç


      Oldum olası Antep mutfağını çok sevmişimdir. Gidip de görmek bir türlü nasip olmasa da lezzetlerinin yeri bende her daim başkadır. Kebabından baklavasına hepimizin gönlünde taht kurmuş Antep lezzetlerini sevmeyen yoktur sanırım. Şöhretleri ülke sınırları içinde de kalmayıp tüm dünyaya yayılmıştır. Ne yazıktır ki Antep mutfağına ait olan Astarlı Sütlaç bu şöhretlerin gölgesinde kalmış, bana göre hak ettiği ilgiyi ve övgüyü alamamıştır.                                                                                       

      Osmanlı Mutfağından bize yadigar Sütlaç ve Zerde kardeşler Antep Mutfağında bir arada kullanılarak Astarlı Sütlaç haline gelmiş. Bugünün şartlarıyla bakıldığında neden demekten kendini alamıyor insan ama oldukça mantıklı bir sebebi var bu birleşmenin. Sıcak bir iklime sahip olan Antep'de sütlacı uzun süre bozulmadan ve serin tutabilmek için üzeri Zerde katmanı ile kapatılırmış. Bugünkü soğutma sistemlerine sahip olmamak yurdum insanını çok daha zeki ve pratik çözümler üretmeye sevk etmiş ne güzel... 

      Adını renginden dolayı Farsça Zer (Altın) kelimesinden alan Zerde; içerisine eklenen safran sayesinde bu renge dönüşür. Ancak Antep Mutfağında safran kullanmak yerine haspir otu ve çiçek suları eklenerek hazırlanır. Umarım bu hafif ve güzel lezzeti sizlerde hazırlayıp sevdiklerinizle paylaşırsınız...

    Fırın Sütlaç tarifime buradan ulaşabilirsiniz. 

    Süt Helvası tarifime buradan ulaşabilirsiniz. 


    Astarlı Sütlaç Tarifi

    Malzemeler

    Sütlaç:

    • 1 litre süt
    • 1 kahve fincanı pirinç
    • 1 su bardağı su
    • Yarım su bardağı toz şeker(damak zevkinize göre azaltabilirsiniz)
    • 1,5 tatlı kaşığı mısır nişastası & yarım çay bardağı su
    Zerde:

    • 800 ml içme suyu (4 su bardağı)
    • 1 kahve fincanı pirinç
    • Yarım su bardağı su
    • Yarım su bardağı toz şeker
    • 1 tatlı kaşığı mısır nişastası& yarım çay bardağı su
    • 1 yemek kaşığı kuş üzümü
    • 1 çay kaşığı safran & yarım çay bardağı sıcak su


    Sütlaç Yapılışı;
    • Pirinci tencereye alın ve ılık suyla iyice yıkayıp suyunu süzün, üzerine 1 su bardağı su ilave edip orta ateşe alın.
    • Pirinci suyunu çekinceye değin pişirin. 
    • Sütü tencereye alın ardından aralıklarla karıştırarak kaynara çıkmasını gözlemleyin. 
    • Kaynamaya başlayınca toz şekeri ekleyip orta ateşte yaklaşık 8-10 dakika daha kaynatın.
    • Nişastayı yarım çay bardağı su içerisinde karıştırarak eritin ve tencerede kaynamakta olan sütlaca ilave edin.
    • Bir taşım kaynayıp kıvam alınca ateşten indirin ve servis kaplarının yarısına gelecek şekilde doldurun. 



    Zerde Yapılışı;

    • Safranı küçük bir kase içerisine alın üzerine ölçmüş olduğunuz sıcak suyu ekleyerek rengini verinceye kadar bir kenarda bekletin.
    • Pirinci yıkayıp süzdürün, üzerine yarım su bardağı su ilave ederek suyunu çekinceye değin pişirin.
    • 800 ml (4 su bardağı) suyu ve toz şekeri tencereye ekleyin ve orta ateşte kaynamaya bırakın.
    • Kaynara çıktıktan 7-8 dakika sonra ayıklayıp yıkadığınız kuş üzümlerini ve yarım çay bardağı su içerisinde erittiğiniz nişastayı ilave edin.
    • Safranlı suyu da süzerek zerdeye ekleyin ve bir taşım kaynatıp ateşten indirin.
    • Yarısı sütlaç ile dolu olan kaplarınızın kalan kısımlarını da zerde ile doldurun.
    • Üzerini kuş üzümleri ve dilerseniz çam fıstıkları ile süsleyerek servis edin.

    Afiyet olsun sağlıcakla kalın..



    Girit Aşuresi

     Girit Aşuresi Tarifi

    Anuşabur Tarifi


    Anuşabur; aynı coğrafyada aynı kaderi paylaştığımız Rumlar tarafından yapılagelen aşuredir. Bizlerde hicri yılbaşında yani Muharrem ayında yapılan aşure, Rum kültüründe de Noel zamanı yapılır. Aşure ile arasındaki farka gelince Anuşabur 'un içerinde kuru fasulye ve nohut bulunmaz. Kimi zaman patates nişastası ilave edilerek pişirilir. Birliği ve bereketi temsil ettiğine inanılır.                                                  Girit Aşuresi ya da namı diğer anuşabur  İstanbul kökenli Rumlar tarafından pişirilen bir aşuredir. Bakliyat olarak buğdayın yanı sıra kuru bakla eklenir. Girit Aşuresi bizim aşureye oranla biraz daha sade ancak lezzet olarak eş değerde diyebilirim. Sizler de benim gibi farklı lezzetleri deneyimlemeyi seviyorsanız mutlaka deneyin derim...

    Ballı Süzme Aşure tarifime buradan ulaşabilirsiniz.

    Klasik Aşure tarifime buradan ulaşabilirsiniz. 

    Sütlü Saray Aşuresi tarifime buradan ulaşabilirsiniz. 



    Girit Aşuresi Tarifi

    Malzemeler:

  • 1,5 su bardağı aşurelik buğday
  • 1 çay kaşığı tereyağı
  • 15 su bardağı su 
  • Yarım su bardağı kuru bakla
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 1 çay bardağı kuru üzüm
  • 1 çay bardağı kuru kayısı
  • 1 çay kaşığı toz tarçın
  • Süslemek için hindistan cevizi rendesi ve kabuksuz badem


  • Yapılışı:
    • Aşurelik buğdayı derin bir tencere içerisine alarak bol su ile yıkayın. 
    • Üzerini dört parmak geçecek kadar su,bir tatlı kaşığı toz şeker,bir çay kaşığı tuz ve bir çay kaşığı tereyağı ilave ederek bir taşım kaynatın. 
    • Ocaktan indirin ve bir gece bekletin.  
    • Ertesi gün buğdayı yeniden orta ateşe koyup üzerine bir litre su ilave ederek kaynatın. 
    • Kuru baklaları yıkayın ve yumuşayıncaya değin haşlayın.
    • Kayısı ve üzümleri kaselere alın ve üzerlerine sıcak su ilave ederek 15 dakika bekletin. 
    • Şişen kayısıların ve kuru üzümlerin suyunu süzün. Kayısıları küçük küçük doğrayın. 
    • İyice haşlanan ve helmelenen buğdaya toz şekeri ekleyin ve blender ile iyice çekin. 
    • Haşladığınız baklaları da ekleyip bir taşım kaynatın.
    • Toz tarçını,küçük küçük doğradığınız kuru kayısıları ve kuru üzümleri ilave edin. 
    • Kıvamı çok katı gelirse sıcak su ilave ederek açın.
    • Soğuyup üzeri kabuk bağlayan aşureyi hindistan cevizi rendesi ve kabuksuz bademlerle süsleyerek servis yapın.
    Afiyet şifa olsun, sağlıcakla kalın...

    Ballı Süzme Aşure

     Ballı Süzme Aşure Tarifi

    Ballı Süzme Saray Aşuresi Tarifi



    Osmanlı saray mutfağında önemli bir yere sahip olan aşure tariflerinden biri de Ballı Süzme Aşure 'dir. Geçtiğimiz yıl Sofra Dergisi için aşure hazırlamaya karar verince ilk aklıma gelen tariflerden biri Ballı Süzme Aşure oldu. Birbirinden lezzetli altı farklı aşure hazırlamıştım. Benim için hayli yorucu ama bir o kadar da güzel bir çalışma olmuştu.Severek yapınca yorgunlukta dokunmuyor elbette ama  bir gecede altı çeşit aşure hazırlayınca varın siz düşünün halimi :) 
    Ballı Süzme Aşure 'nin en sevdiğim yanı rafine şeker içermemesi tatlandırmak için bal kullanılması oldu. Umarım sizler de deneyimleyip benimle paylaşırsınız...

    Klasik Aşure tarifime buradan ulaşabilirsiniz.

    Sütlü Saray Aşuresi tarifime buradan ulaşabilirsiniz. 


    Ballı Süzme Aşure Tarifi

    Malzemeler:
    • 2 su bardağı aşurelik buğday
    • 1 çay kaşığı tereyağı
    • 4 litre içme suyu
    • 1 su bardağı kuru fasulye
    • 1 su bardağı nohut
    • 1 su bardağı kuru kayısı
    • 1 su bardağı kuru sarı üzüm
    • 1 su bardağı kuru incir
    • 1 çay bardağı kabuksuz badem
    • 1 çay bardağı dolmalık fıstık
    • 1 su bardağı bal
    • 2 yemek kaşığı gül suyu
    • Süslemek için; Kuru kayısı, kuru incir, kavrulmuş dolmalık fıstık ve gül yaprakları

    Yapılışı:
    • Kuru fasulye ve nohutu bir gece öncesinden ıslatın. 
    • Buğdayı bir gece öncesinden bir taşım kaynatın ve sabaha kadar bekletin. 
    • Ertesi sabah buğdayın üzerine tereyağını ve suyu ilave ederek orta ateşte pişirin.
    • Kuru kayısıları ,incirleri ve üzümleri sıcak su ile ıslatarak 15 dakika bekletin.
    • Süre sonunda sularını süzün kayısı ve incirleri küp küp doğrayın. 
    • İyice yumuşayan buğdayı süzgeçten ezerek geçirin posasını atın.
    • Süzdüğünüz buğdayı yeniden ocağa alın ve kaynamaya başlayınca kuru fasulyeyi ve nohutu ekleyin.
    • Bir taşım kaynadıktan sonra doğradığınız kuru meyveleri, dolmalık fıstıkları ve bademleri ekleyin. 
    • Bal ve gül suyunu ilave ederek bir taşım kaynadıktan sonra ocaktan indirin. 
    • Ilınan aşureyi süsleyerek servis yapın. 
    Afiyet şifa olsun, sağlıcakla kalın...

    Sütlü Saray Aşuresi

     Sütlü Saray Aşuresi Tarifi

      Aşure yapımı ve dağıtımı Osmanlı Mutfağında çok büyük bir önem taşır. Her Muharrem ayının 10. gününde sarayın helvahanesinde hazırlanan sütlü ya da süzme aşure ilk önce padişaha ve harem halkına sunulduktan sonra devletin ileri gelenlerine ve halka dağıtılırdı.                                                     Osmanlıdan bizlere kalan güzel lezzetlerden biri olan Sütlü Saray Aşuresi klasik aşureden daha çok sevilir bizim evde. Sütün verdiği aroma ve beyazlık aşureyi daha da lezzetli yapıyor kesinlikle... Hem lezzetli hem bereketli Sütlü Saray Aşuresi umarım sizin de vazgeçilmez lezzetleriniz arasında yerini alır. 

    Klasik Aşure tarifime de buradan ulaşabilirsiniz. 


    Sütlü Saray Aşuresi Tarifi

    Malzemeler:

  • 1 su bardağı aşurelik buğday
  • 1 çay kaşığı tereyağı
  • Yarım su bardağı kuru fasulye
  • Yarım su bardağı nohut
  • 10 su bardağı içme suyu
  • 2 su bardağı süt
  • 2 su bardağı toz şeker
  • Yarım su bardağı dolmalık fıstık
  • Yarım su bardağı kabuksuz badem 
  • Yarım su bardağı kuru kayısı
  • Yarım su bardağı kuru incir
  • Yarım su bardağı hurma
  • Yarım su bardağı kuru dut
  • Süslemek için; Kuş üzümü, fındık, file fıstık

  • Yapılışı:

    • Aşurelik buğdayı,nohutu ve fasulyeyi bir gece öncesinden ıslatın.
    • Ertesi gün nohutu ve fasulyeyi yumuşayıncaya değin haşlayıp süzün. 
    • Buğdayı da üzerine su ekleyerek orta ateşte haşlayın. Bu aşamada buğdayın köpürmesini engellemek için tereyağı ekleyin.
    • Kuru meyveleri kaselere alın ve üzerlerine sıcak su ekleyerek 15 dakika bekletin. 
    • Şişen kuru meyvelerin sularını süzün.
    • İncirleri, kayısıları ve hurmaları küp küp doğrayın. 
    • Aralıklarla karıştırarak pişirdiğiniz buğdaylar patlamaya başlayınca haşlayıp süzdüğünüz bakliyatları ve toz şekeri ilave edin. 
    • 10 dakika sonra kuru meyveleri ve kuru yemişleri ekleyip 10 dakika daha kaynatın.
    • Sütü ilave edip bir taşım kaynadıktan sonra ocaktan indirin. 
    • Yarım saat dinlenen aşureleri süsleyerek servis yapın. 

    Afiyet şifa olsun, sağlıcakla kalın...